MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 06.07.2012 günü ortak çocukları ... ile birlikte davalı ...tarafından işletilen .... Yapı marketine alışveriş yapmak amacı ile gittiklerini, bu sırada sabitlenmemiş ve gerekli güvenlik önlemleri alınmamış vaziyetteki teşhir ürünü bir lavabonun küçük ...'nun üzerine düşerek yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu olay nedeniyle çok büyük korku yaşadıklarını, elem duyduklarını, küçük ...'in halen bu olayın etkisi ile büyük alışveriş merkezlerine gitmek istemediğini ileri sürerek; ... için 5.000,00TL, ... için 5.000,00TL, ... için 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacılar .... ve .... tarafından açılan davanın reddine, davacı ...'in açtığı davanın kabulü ile 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacıların alışveriş yapmak amacıyla bulundukları davalı şirkete ait yapı marketinde düşen lavabo nedeniyle çocuklarının yaralanması nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevsizlik konusu kamu düzenine ilişkindir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı şirket tarafından sunulan alışveriş hizmeti sırasında davacıda oluşan sağlık sorunu nedeniyle uğranılan zarar ile ilgili olarak taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. O halde, uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açılanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildii.
Full & Egal Universal Law Academy