MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının işyerinde işçi olarak çalıştığını, işe girerken kendisinden teminat seneti alındığını, senet karşılığında bir borcu bulunmadığını, ancak senedin doldurularak davalı yanca icra takibine konulduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olması nedeniyle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, senedin davacıya elden verilen para borcu sebebiyle düzenlendiğini, teminat senedi olmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu senedin, davacının davalı yanında işe girerken teminat senedi olarak verdiğini düzenlendiğinde boş olan senet daha sonra davacının işten ayrılıp işçi alacakları için dava açması üzerine vade tarihi ve miktar kısımları doldurularak takibe konulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu bononun teminat senedi olarak alındığı, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesine rağmen görevli mahkemenin iş mahkemesi olup olmadığı hususu resen tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy