MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 05.10.2000 tarihli noter satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, .Asliye Ceza Mahkemesi'de 2004/165 esas sayılı dava ile 4926 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefetten dava açıldığını (bedelsiz ithalat), 2007/265 karar sayılı ilam ile de kendisinin beraat ettiğini, ancak aracın müsadere edildiğini, ödemiş olduğu 7.070,00 TL ile döviz veya altın almış olması halinde bu miktarın en azından 15.000,00 TL'ye baliğ olmuş olacağını, davalının bedelsiz ithalat yolu ile Türkiye'ye giriş yapan arabayı satmasından dolayı hukuken sorumlu olduğunu belirterek, denkleştirici adalet sistemi nazara alınarak 15.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ceza mahkemesince aracın müsaderesine karar verilmiş ise de, aracın 2004 yılında davacıya teslim edildiği ve müsaderesinin gerçekleşmediği Gümrük Müdürlüğü yazısı ile sabit olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanunu'nun 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/165 esas, 2007/265 karar sayılı ilamı ile müsadere kararı verilmiş ve iş bu karar kesinleşmiştir. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın hukuken ayıplı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmeden dönmesi haklı nedene dayanmaktadır.
Somut olayda, davacının 05.10.2000 tarihinde davalıdan satın aldığı aracın müsadere edildiği sabittir. Aracın teminat ile davacıya teslim edilmiş olması sonuca etkili değildir, yani müsadere kararı ortadan kalkmadığına göre davacının olayda kusurundan söz edilemez. Az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir. Davacı BK 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 52,90 TL harcın istek halinde iadesine, 11/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy