MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.1.2011 tarihinde davalıya ait gayrimenkulün satışı konusunda anlaştıklarını, 28.6.2011 tarihine kadar devam eden sözleşmeye istinaden 14.5.2011 tarihinde alıcı bularak bu kişi ile sözleşme imzaladıklarını, ancak davalının tüm aramalara rağmen satış işlemine gelmemesi üzerine ihtar gönderip hakkında takip başlattıklarını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş;hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasında yapılan tellallık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sözleşme şartlarına uygun alıcı bulunduğunu ve satıcı olan davalıya birden fazla telefonla durumu bildirildiği halde yanıt alınamadığını, sözleşme şartlarına uygun müşteri bulup Büyükçekmece 5.Noterliği'nin 24.05.2011 tarih ve 13264 sayılı ihtarı ile ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının sözleşme gereği satış işlemine gelmediği gibi 31.05.2011 tarihli karşı ihtarname keşide ederek haksız bir şekilde sözleşmeyi fesh ettiğini iddia etmiş, davalı ise taşınmaza ilişkin davacı tarafından verilmiş bir hizmet bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında 27.1.2011 tarihinde imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan "satıcı/kiraya veren sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin 3. maddesinde, “...TURYAP'ça alıcı/kiracı bulunmasına rağmen müşteri herhangi bir sebepten dolayı satışı/kiralamayı engellerse, koşulları değiştirirse... ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” ibaresine yer verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalıya ait sözleşme konusu taşınmaza müşteri bulduğunu davalıya yukarıda belirtilen ihtarname ile bildirmiş olduğunu iddia etse de, sözkonusu ihtarnamede, taşınmazı satın alacak müşteriye ve satış koşullarına ilişkin somut bilgilerin yer almadığı, dolayısıyla da davalının cevabi ihtarında, satışa davetin samimi bulunmadığı belirtilmek suretiyle sözleşmenin sonlandırılmış olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece davacının dava konusu taşınmaza ilişkin aracılık hizmeti verdiğini ispat edemediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 17/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy