MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafın ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/817 esas numaralı dosyası kapsamında yapılan yargılamada sanık olarak verdiği savunmasında, kendisine borçlu olduğunu kabul ettiğini, borcun kapsamını da 2005 yılı mart ayında aldığı 41,59 gram bombeli bilezik, 3 Ata lira altını ve 350,00 Dolar olarak belirttiğini, davalının borç aldığını ve halen ödemediğini ikrar ettiğini, sözkonusu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın % 20’ si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının 1.500,00 TL yönünden takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada, davalıya 2005 mart ayı itibariyle vermiş olduğu 41,59 gram bombeli bilezik, 3 Ata lira altını ve 350,00 dolar borç para ve altının iade edilmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptalini istemiş, davalı, borcunun bulunmadığını savunmuş, mahkemece, davalının borç miktarının 1.500,00 TL olduğunu ceza duruşması sırasında beyan ettiği ve alacaklının buna bir itirazı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Somut olay bakımından yapılan incelemede, davalının ...Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/817 esas numaralı dosyasındaki 31.01.2006 tarihli savunmasında,” 2005 Mart ayında, 3 adet 21 nolu geniş bombe denen bileziklerden 41.49 gram bilezik, üç adet ata lira altını ve 350,00 dolar olmak üzere aldığım tarih itibariyle paraya çevrildiğinde 1.500,00 YTL borç para aldım...” borcunu ödemediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalının, ceza mahkemesindeki savunmasında açıkça davacıdan borç aldığı yönündeki beyanı mahkeme içi ikrar olup geçerlidir. Davacının vermiş olduğu borç için başlattığı icra takibi itibariyle de güncel değerinin belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy