MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
KARAR
Davacı, davalı ile 12.12.2002 tarihinde antik cam vazonun satımı konusunda anlaştıklarını, ancak daha sonra satın aldığı vazonun sahte olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bunun üzerine İngiltere'de tazminat davası açıldığını, bu davanın kesinleştiğini ileri sürerek; yabancı mahkeme ilamının tanınması ve tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tanınması istenen kararın gıyabında verildiğini, usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmediğini, Türkiye'de ikametgahı ve malvarlığının olmadığını bu nedenle bu kararın Türkiye'de icra edilemiyeceğinden, dava açmakta hukuki yarar olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile İngiltere Yüksek Adalet mahkemesinin Queen's Bench Dairesine ait 26.07.2005 tarihli kararın tanıma ve tenfizini talep etmiş, davalı ise kararın gıyabında verildiğini, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yabancı mahkeme ilamının gerekçesiz oluşu, usulüne uygun davet olmaması, kesinleşme şerhi taşımaması, bu haliyle kamu düzenine aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nda kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır.Tanıma ve tenfiz talebine konu yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının tespiti, esas itibariyle hâkimin takdirine bırakılmıştır. Ancak hakim, takdir yetkisini kullanırken milletlerarası özel hukukun varlık sebebini ve bu hukukun genel prensiplerini dikkate almak durumundadır. Bu itibarla tenfiz hâkimi, sırf Türk hukukundakinden farklı maddi ve usul kuralları uygulanarak verildiği için yabancı bir kararı kamu düzenine aykırı sayıp tenfizini ret edemez. Kaldı ki, kararın gerekçesiz olması tek başına kararın tenfizine engel değildir (YİBK, 10.02.2012 gün ve 2010/1 E., 2012/1 K). Yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının, mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı ve kesinleşme şartları, hiç şüphesiz ki münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin ve tesbit olunacağından tenfizi istenen kararın kesinleşme şerhini gösterir apostil şerhli aslı ve onanmış örneği dosyada mevcut olduğundan; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy