MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacılar, davacılardan Veli'nin eşi, Cuma ve ...annesi, ... ise kızı olan ...'nün hamile iken takibinin ve sonrasında doğumunun davalı hastanede yapıldığını, doğum sonrasında hayatını kaybettiğini, hamilelik sürecinin normal seyrinde devam ettiğini ve doğum için 19/08/2011 tarihine randevu verildiğini, ancak randevu gününün bir gün öncesinin akşamında müteveffanın sancılarının başladığını, müteveffanın 18/08/2011 günü davalı Dr. ... tarafından sezaryenle doğum için ameliyata alındığını, doktorun ameliyatı yapar yapmaz hastaneyi terk ettiğini, ameliyat sonrası müteveffanın kanamasının durmadığını ve doktorun hemen hastaneden ayrılması nedeniyle müteveffaya bir süre yardımcı sağlık personelinin müdahale ettiğini, kanama durdurulamayınca hemşireler tarafından doktorun arandığını, ancak bir süre doktora ulaşılamadığını, bir saat sonra hastaneye gelen doktorun müteveffayı yeniden ameliyata aldığını, hastanın rahminin alınması gerektiğini bildirilerek davacı ...'den gerekli imzaların alındığını, hastanın 3. kez ameliyata alınarak rahim ameliyatı yapıldığını, kanamanın durmaması nedeniyle hastanın Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiğini, davalı Hastane ve doktorun kusurlu ve yanlış tedavileri sonucu iç organları parçalanmış olan müteveffanın vefat ettiğini, davalı hastanenin gerekli tıbbi malzemeleri bulundurmaması ve davalı doktorun ise özen borcuna aykırı davranması nedeniyle Selma'nın hayatını kaybettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 2.000,00.-TL maddi 150.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin reddine, olayın ağırlığı neticesi meydana geliş şekli itibariyle davacılar üzerinde bırakmış olduğu etkinin kısmen de olsa hafifletilmesini gerekli hakkaniyeti uygun olacağı düşüncesi ve kanaatiyle ve her ne kadar olayda davalılar kusurlu görülmese de her bir davacı için 5.000,00TL den toplam 20.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK'nın 76. maddesi gereği hakimin görevidir. Davacılar doktorun ihmali ve yanlış tedavi sonucu zarara uğradıkları iddiası ile eldeki tazminat davasını açmışlardır. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun 18/07/2012 tarih ve 2749 karar sayılı raporunda; müteveffa ...'nün ölümünün uterus atoni kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, öncesinde sezaryen ameliyatı olan kişinin doğumunun sezaryenle yapılma endikasyonunun doğru olduğu, kişinin ölümüne neden olan uterus atoni kanamasının öngörülemez ve önlenemez bir durum olduğu, anne ve bebek ölümlerine neden olabilecek ağır bir tablo olduğunun tıbben bilindiği, uterus atoni kanamasının kısa sürede tanısının konulduğu, gerekli takip, medikal ve cerrahi tedavisinin yapıldığı da dikkate alındığında hekimlere ve sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine , olayın ağırlığı, neticesi ve meydana geliş şekli itibariyle davacılar üzerinde bırakmış olduğu etkinin kısmen de olsa hafifletilmesi gerekliliğinin hakkaniyete uygun olacağı, olayın manevi tatmin ihtiyacını doğuracak nitelikte olduğu, davacılarda oluşabilecek elem, keder, ıstırap ve üzüntünün derecesi, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü, dava taraflarının ekonomik ve sosyal konumları ve durumları gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalıların kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş olup bu yön davacılar tarafından temyiz edilmemekle kesinleşmiştir. Hal böyle olunca manevi tazminatın şartları oluşmadığından davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 342,00 TL harcın istek halinde davalı ...'e iadesine, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.