MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davacı, davalıların 18.06.2003 tarihinde kendisine vekalet verdiğini, vekaletle birlikte 750,00 TL masraf verİldiğini, yargılama sırasında kalan masrafların kendisi tarafından karşılandığını, bütün masrafların karşılanması istenince davalardan çekildiğini, ancak daha sonra davalıların yeniden davayı devam etmesini istediklerini, yeni vekaletnameyle davaları takip ettiğini, davalıların vekalet ücretini ödemediklerini, kendisini vergi dairesine şikayet ettiklerini ve bu olay nedeniyle çok üzüldüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla, davalı ...'dan 3.625,60 TL, ... 5.803,85 TL maddi tazminatın, her bir davalıdan ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya borçlarının olmadığını, vekalet ücretini ödediklerini, masrafları kendilerinin karşıladığını, dosyaya yatırdıkları teminatın davacı tarafından çekildiğini, manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, bilirkişinin 17/03/2014 tarihli ek raporuna göre; 1.746 TL'nin davalı ...... 115,57 TL'nin davalı ...'dan 25/05/2009 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ve reoskont istemine yönelik talebin reddine, manevi tazminat davasının şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalılar tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara lişkin davalılar temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın davacı ve davalılara iadesine, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy