MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların davacıya ait akaryakıt istasyonundan fatura karşılığı akaryakıt satın aldığını, fatura bedelini ödemediklerini, bedelin tahsili için başlattığı icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile,davalı borçlunun Adana 4.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2053 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın -1.605,00-TL. asıl alacak, 477,70-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam-2.082,70-TL. yönünden iptaline, takibin toplam 2.082,70-TL. yönünden devamına,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40' ı olan 642,00 TL. tazminatın davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26/1.maddesine göre; “ Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Somut olayda davacı, davalılar aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacı, icra takibinde 1.605,00 TL asıl alacak, 491,92 TL işlemiş faiz talep etmiş, davalılar ise borca itiraz dilekçelerinde davacıya borçları olmadığını öne sürmüşlerdir. İtiraz dilekçesinde faize itiraz edilmemiş, davacı da davasını açarken asıl alacak olan 1.605,00 TL üzerinden harç yatırmıştır. Ancak mahkemece, talep olmadığı halde icra takibindeki işlemiş faiz miktarı 477,70 TL ye indirilmiştir. İşlemiş faiz yönünden de karar verilerek talep aşılmıştır. Hal böyle olunca, sadece davacının talepleri konusunda karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 36,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy