MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı .. vekili avukat . .. gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bel ve bacak ağrısı ile ilgili rahatsızlığı nedeniyle davalı hastanede davalı doktorlar tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası kontrollerini yaptırmasına rağmen ağrılarının geçmediğini, şikayetlerinin artması üzerine başka bir hastanede yeniden ameliyat edildiğini, bu ameliyat sırasında vücudundan önceki ameliyatta unutulan spanc-gazlı bez olarak adlandırılan yabancı cisim çıkarıldığını ileri sürerek, maddi manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı doktorlar tarafından yapılan ameliyat sırasında vücutta spanc-gazlı bez olarak adlandırılan yabancı cismin unutulduğu iddiasıyla istenilen maddi manevi tazminata ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Mahkemece, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Adli Tıp 3. ihtisas Kurulu'nun 30.12.2013 tarihli raporunda davalılara atfı kabil bir kusur tespit edilmediğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, ikinci ameliyatı yapan doktorun, spanc-gazlı bezi çıkardığına ilişkin ifadesi ve epikriz raporu gözönüne alındığında, konunun tam olarak aydınlığa kavuşmadığı değerlendirilmiştir. O halde mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu olayı aydınlığa kavuşturacak şekilde, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy