MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında yaptıkları 04.08.2011 tarihli sözleşme doğrultusunda adına kayıtlı 4 parsel sayılı taşınmazı davalıya devrini sağladığını, bu sözleşmede; anılan taşınmaza 5 yıl süre ile kira bedeli karşılığı baz istasyonu kurulmasını öngören ... İletişim Hizmetleri Aş. Isimli şirketle aralarında yaptıkları 04.04.2009 tarihli başka bir sözleşmeden bahsedilip, davalının 04.04.2014 tarihine kadar taşınmazdaki baz istasyonu nedeniyle sözü edilen GSM şirketinden kira bedeli talep etmeyeceği, aksi halde 50 adet Cumhuriyet Ata Lirasının ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, sözleşmenin bu hükmüne rağmen davalının 04.04.2012 tarihinde baz istasyonu için ödenen kira bedelini aldığını, böylelikle sözleşme şartlarını ihlal ettiğini ileri sürerek, 50 adet Cumhuriyet Ata Lirasının değeri olan 33.800 TL'nin 04.04.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme şartlarını ihlal etmediğini, mülkiyet değişikliği nedeniyle önceki tarihli sözleşmenin kendiliğinden son bulduğunu ve GSM şirketi ile 04.04.2012 başlangıç tarihli 6 yıl süreli başka bir sözleşme yaptığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 32.800 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasındaki sözleşme koşullarının ihlali nedenine dayalı sözleşmede hüküm altına alınan ceza-i şartın tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalının, dava konusu taşınmazdaki baz istasyonuna ilişkin Turkcell Aş ile 04.04.2012 başlangıç tarihli 6 yıl süreli yeni bir kira sözleşmesi yaptığı ve üç yıllık kira bedelini de peşin olarak tahsil ettiği bu suretle davacı ile aralarındaki 04.08.2011 tarihli sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile sözleşmede ceza-i şart olarak düzenlenen 50 adet Cumhuriyet Ata Liranın dava tarihindeki TL karşılığı değeri gözetilip, davanın kısmen kabulü ile 32.800 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, davalı tacir olmadığından, TBK 182 (BK.nun 161/son) maddesi gereğince cezai şartın fahiş olması halinde tenkisi gereklidir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı Türkcel Aş arasındaki 04.04.2009 tarihli kira sözleşmesi yıllığı 7.000 TL üzerinden 5 yıl için yapılmış, davacı bunun 3 yıllık kira bedelini peşin olarak almıştır. Davacının bu kira sözleşmesi nedeniyle talep edebileceği kira bedeli en fazla 2 yıllık kira bedeli olup bu da 14.000 TL dir. Hal böyle olunca mahkemece yukarıda belirtilen hususlar tartışılmaksızın yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 560,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.