MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, biçerdöver işlettiğini, çiftçi olan davalının mısır tarlasında 2012 sezonunda biçerdöver çalıştırdığını, davalının yapılan işin bedelini ödeyeceğini belirtmesine rağmen ödemediğini, davalının işini gördükten sonra 10.09.2012 tarih, 53741 seri numaralı faturayı düzenlediğini, borçlunun borcunu ödemesi amacıyla Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10746 esas numaralı dosyasında takip başlattığını, borçlu davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının temerrüde düştüğü andan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 6.880,00TL'nin davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 6.880,00 TL alacağın davalının ihtarnameye itiraz tarihi ve dolayısıyla temerrüt tarihi olan 3/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının mısır tarlasını biçtiğini ve bedelin ödenmediğinden takip yaptığını belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini istemiş, davalı ise arazisinin davacı tarafından biçilmediğini, dava dışı ... tarafından biçildiğini ve Ziraat Odasının kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 267.595 m2 arazisinin olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, davalıya ait ekili arazinin davacı tarafından biçildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı tanıkları beyanlarından yola çıkarak 430.000 m2 arazinin biçildiği kabulüyle alınan bilirkişi raporuna göre birimi 16 TL olmak üzere 6.880,00 TL alacağı olduğuna hükmedilmiştir. Oysa ki Ziraat Odası yazı cevabında 2012 yılında davalı adına kayıtlı olan 267.595 m2 arazinin olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının biçtiğini belirttiği arazi üzerinde keşif yapılarak fiilen m2 belirlenip sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacı ve davacı tanıklarının beyanlarına göre 430.000 m2 arazi olduğu kabul edilip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy