MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat Emine Yıldız ile davalı vekili avukat ...'ün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının dayısı olduğunu, davalıya borç vermek üzere Bank of Amerika'dan 14.02.2007 tarihinde 243.000 USD kredi çekerek, bu parayı kendisine 21.02.2007 tarihinde gönderdiğini, davalının bu kredi borcunu ödemek üzere kendisine muhtelif tarihli ödemeler yaptığını, email yazışmalarında borcu ikrar ettiğini, kalan alacağın tahsili amacıyla Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2010/10858 esas sayılı dosyasına konu icra takibi yaptıklarını itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava ile diğer davacı ... yönünden aynı alacak iddialarına dayalı olarak yapılan Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2010/10858 esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı taraf ile aralarında yazılı bir karz sözleşmesi bulunmadığını, havale borç ödeme belgesi olup karz akdinin varlığının yasal delillerle ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile, 102.077,75 USD asıl alacak ve 6.635,05 USD işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca dolar üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz hesabı üzerinden işleyecek faizi ile takibin devamına, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflara temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, yurt dışında bulunan bir bankadan kredi çekmek suretiyle kredi bedelini davalıya banka havalesi ile borç olarak gönderdiğini, davalının bankadan kullanılan bu kredinin taksitlerini ödemeyi taahhüt ettiğini ve bu taahhüt kapsamında kendisine bir kısım ödemelerde bulunmasına rağmen ödenmeyen bakiye kısmın tahsili amacıyla icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise cevap dilekçesinde davacı ile arasında bir karz sözleşmesi bulunmadığını, banka havalesinin bir ödeme belgesi olup karz akdinin varlığını davacının yasal delillerle ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.
Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerekir. Davalı savunmasında,karz ilişkisini kabul etmemiştir. Öte yandan havale makbuzunda gönderilen paranın borç verildiğine dair herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Davacı her ne kadar davalı ile yapıldığı iddia edilen email yazışmalarına delil olarak dayanmış ise de,bu email kayıtlarının davalıya ait olduğu davalı tarafından kabul edilmediği gibi bu husus yasal delillerle ispat edilememiştir.
Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacıların kanıtlaması gerekir.Dosya kapsamı itibariyle davacılar iddialarını yasal deliller ile kanıtlayamamıştır.Davacı, hesaptan gönderilen borç paraya ilişkin davasını yasal deliller ile ispatlayamamış ise de, dava dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayandığı anlaşıldığından davacıya yemin hakkı hatırlatılarak neticesine göre dava ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacıların temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 15/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy