MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile 10.900,00 TL karşılığı devre mülk satış sözleşmesi imzaladıklarını, davalıya 2.400,00 TL ödeme yaptığı halde davalı şirket kayıtlarında bu paranın 1.100,00 TL olarak görülmekte olduğunu, devre mülkün halen yapım aşamasında olup, teslim edilmediğini ileri sürerek 08.04.2011 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesinin iptali ile ödemiş olduğu 2.400,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 08.04.2014 tarihli gayrimenkül harici satış sözleşmesinin iptaline, bu sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalıya 20/07/2014 tarihinde ödenen 250,00 TL, 22/06/2014 tarihinde ödenen 600,00 TL, 18/05/2014 tarihinde ödenen 600,00 TL, 24/08/2014 tarihinde ödenen 250,00 TL, 20/04/2014 tarihinde ödenen 700,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. O halde Mahkemece, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün birinci fıkrasında yer alan “ödeme tarihlerinden” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine "dava tarihinden" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan 41,00 TL harcın istek halinde iadesine, 21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.