MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince taşınmazın 30/05/2012 tarihinde oturulabilir şekilde teslim edilmesi gerektiğini, 29.000.TL'yi 26/11/2009 tarihinde ödediğini, kalan 64.500.TL de teslimde ödenmek üzere 64.500.TL'lik vadesiz senedi düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, inşaatın yapımının durdurulduğunu, davalı şirket tarafından teslimat yapılmadığını, vadesiz 64.500.TL bedeli bononun vade tarihi doldurularak daire teslimi yapılmamasına rağmen davalı şirket tarafından talep edildiğini, 30.000.TL ödeme yaptığını, kalan bakiye miktar için 34.500.TL bedelli yeni bir senet düzenlendiğini davalı.... tarafından bononun ..'ye ciro edildiğini, ve ihbarname gönderildiğini, bononun 4077 sayılı Tüketici Kanunun 6/a maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak emre yazılı şekilde düzenlendiğini, kambiyo senedi vasfında olmadığını belirterek 34.500.TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline, 5.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve gecikme tazminatının tespit edilerek ödenmesine, sözleşmeyi fesih haklarını kullanması halinde ödediği 59.000.TL bedelin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, 34.500.TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve gecikme tazminatının ödenmesine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 23.11.2009 tarihli daire satış sözleşmesinde, dairenin teslim tarihi Mayıs 2012 olarak düzenlenmiştir.
Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüde düşen borçludan BK 106. vd. maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir. Somut uyuşmazlık itibariyle davacı, öncelikle bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve sözleşmeyi ayakta tutarak geç teslim nedeni ile uğradığı zararın tazminini istemektedir. Bu durumda, gerek sözleşme gerekse BK. 106 vd. maddelerine göre fiili teslim tarihine kadarki süre için davacı zararının tazminini talep etme hakkına sahiptir. Mahkemece dava tarihi itibariyle taşınmazın teslim edilip edilmediği, güncel tapu kaydı de temin edilerek belirlenmeli, sözleşmede belirtilen Mayıs 2012 tarihi ile teslim tarihi; teslim henüz yapılmamışsa dava tarihine kadar hesaplanan süre için kira tazminatı talep edilip edilmeyeceği sözleşme hükümlerine göre araştırılmalıdır. Mahkemece davacının talepleri gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy