MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar tarafından satışa sunulan aracı davalı 'den 30.06.2006 tarihinde 45.381,00 TL ödeyerek satın aldığını, araçta üretim hatasından kaynaklanan çeşitli arızalar ortaya çıktığını, her iki davalıya da 11.01.2008 tarihinde ihtarname göndererek aracın değiştirilmesini olmadığı takdirde bedel iadesini istediğini, ancak bir sonuç alamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile peşin ödediği 45.381,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, 45.381,00 TL'nin fatura tarihi olan 30/06/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu İveco marka aracın davalı satıcıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı yönünden; 17.09.2013 günlü ilam davacıya 08.10.2013 tarihinde, davalı ...'nin temyiz dilekçesi ise 08.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yolu ile temyiz dilekçesi 10.12.2013 tarihinde verilmiştir.
HUMK.’nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava, davacının davalı ... ürettiği, diğer davalıdan satın aldığı ... model aracın ayıplı çıkması nedeniyle satıştan dönerek satış bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile satış bedelinin fatura tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu İveco marka aracın davalı satıcıya iadesine karar verilmiş ise de; satış bedelinden her iki davalı da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna göre dava konusu aracın da davalı tarafa iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şeiklde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün ikinci fıkrasında yazılı “davalı satıcıya” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “davalı tarafa" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı...'ne ödenmesine, peşin alınan 24,30 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya, peşin alınan 750,65 TL temyiz harcın davalı 'ne iadesine, 7.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy