MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 08.02.2010 tarihli sözleşme ile davalıdan bir dubleks mesken satın aldığını, satın alınan meskenin dubleks olacağının sözleşmede de yazılı olduğunu, ancak dairenin fiziken dubleks niteliğinde olduğu halde tapu kayıtlarında tek katlı daire olarak göründüğünü, ayrıca mutfağın granit mutfak olarak taahhüt edildiği halde bu taahhüdünde yerine getirilmediğini, evin içinde eksiklikler olduğunu, kalitesiz malzeme ve işçilik nedeniylede dairenin çatısının aktığını, bu nedenlerle dairenin dubleks olmamasından kaynaklı doğan zarar nedeniyle 21.750,00 TL, yapılan sözleşmeye göre kira alacağı olarak 8.500,00 TL, eksik imalat bedeli olarakta 29.168,00 TL olmak üzere toplam 59.418,00 TL nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dairenin dubleks olmadığını bildiğini, tek katlı dairenin davacı tarafından merdiven eklenmek suretiyle sonradan dublekse çevrildiğini, diğer eksikliklerden de kendisinin değil müteahhitin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın aldığı evin dubleks olarak satıldığı halde tapuda tek katlı mesken olarak görünmesinden dolayı uğradığı zarar ile kira alacağı ve daire içindeki eksik imalat bedelinin tahsilini istemiş, davalı ise ayıplardan sorumlu olmadığını ve dairenin satıştan sonra dublekse çevrildiğini ve dubleks olarak satılmadığını savunmuştur. Mahkemece, satışa konu edilen konutun tapu kayıtlarında dubleks olarak görünmediğinden ve buna yönelik edimin davalı tarafından yerine getirilmediğinden bahisle buna ilişkin değer kaybına yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 12.08.2009 tarihli satış sözleşmesi ve bu sözleşmenin taraflarca imzalanmış olan el yazılı arka sayfasında da görüleceği üzere her ne kadar satışa konu daire dubleks olarak kabul edilip bu şekilde satılmış ise de tapu kayıtlarında dairenin bağımsız bölüm olarak geçtiği sabittir. Tapu kayıtları aleni olup, herkese açıktır. Bu nedenle, davacının dairenin dubleks olmamasından doğan farkı talep edebilmesi yerinde değildir. O halde mahkemece, davacının satışa konu dairenin tapu kayıtlarına göre dubleks niteliğinde olmamasından doğan değer kaybına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy