MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 2.1.2013-10.12.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşme imzaladıklarını, başka bir şirkete ait borçtan dolayı hak edişlerinden 4.422,18 Tl kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davacı şirket ile dava dışı şirketin farklı tüzel kişilikler olsa da perdeyi kaldırma teorisi çerçevesinde her iki şirket arasında kardeş şirket ilişkisinden kaynaklanan özdeşlik mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava haksız kesintiden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Davacı taraf başka bir şirkete ait borcun kendi hak edişlerinden kesildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise borçlu olan dava dışı .... Ltd Şti ile davacı şirketin ortaklık yapılarının aynı olduğunu, dolayısıyla yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece de bilirkişi raporunun aksine her iki şirketin kardeş şirketler olduğu gerekçesiyle perdeyi kaldırma teorisi çerçevesinde davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında bulunan belgelerden dava dışı .... Ltd Şti ile davacı şirketin tüm ortakların aynı olmadığı, şirket adreslerinin farklı olduğu, her iki şirketin de 2004 ve 2009 yıllarından beri faaliyette bulunduğu, her iki şirketinde ayrı tüzel kişiliklere sahip oldukları anlaşılmaktadır. Somut olayımıza konu borcun dava dışı şirkete ait olduğu hem tarafların hemde mahkemenin kabulündedir. Bilindiği gibi sözleşme ilişkisi nispi bir ilişki olup ancak taraflarını bağlar. Başka bir deyişle üçüncü kişiler bu sözleşme ile bağlı değildir. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.