MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından, davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında imzalanan tüketici kredi sözleşmesinden doğan borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini ancak borcun ihtarnameye rağmen ödenmemesi sebebi ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, usulune uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış ancak duruşmaya katılarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.945,10 TL asıl alacak ile takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve fer'iler üzerinden devamına, asıl alacağın %20 si olan 389,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tüketici kredisi borcunun taksitlerinin ödenmemesi sebebi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 4822 sayılı kanunla değişik, 4077 sayılı kanunun 10. maddesi gereği, muacceliyet şartının gerçekleşmesi için bunun sözleşmede kararlaştırılmış olması, tüketicinin birbirini izleyen en az 2 taksidi ödememesi ve en az 1 hafta süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kat ihtarının usulune uygun olabilmesi için yasanın ardığı bu kriterlerin yanı sıra 2 adet ihtar çekilmesi gerekteği, bankaca tek ihtar çekildiği, çekilen bu ihtarın usulune uygun olmadığı belirlenerek takip tarihi itibari ile muaccel hale gelen taksitleri isteyebileceği kanaati ile takip tarihi itibari ile borç miktarı hesaplanmıştır. Ne var ki dosya kapsamında bulunan belgelerden taraflar arasındaki sözleşmede muacceliyet kaydının kararlaştırıldığı, tüketicinin birbirini izleyen 3 taksidi ödemediği ve bankaca bu taksit tutarı belirtilmek suretiyle tüketiciye 7 gün içinde ödenmeyen taksit tutarlarını ödemesi aksi takdirde tüm borcun muaccel olacağına yönelik 09.10.2013 tarihli ihtarname çekildiği anlaşılmaktadır.Çekilen bu ihtarname 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunun 10/3 maddesindeki koşulları taşımaktadır. Yasada iki ayrı ihtarın çekilmesi gerektiğine yönelik düzenleme bulunmamaktadır. O halde mahkemece kat ihtarının usulüne uygun yapıldığı kabul edilerek gerektiğinde tüm alacak miktarı yönünden, taraf ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 98,86 TL. harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 27,70 TL harcın davacıya iadesine, 03/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy