MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacılar vekili avukat . .. ile davalı ... vekili avukat ..., diğer davalı ... vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...'yla imzaladıkları 04.10.2011 tarihli protokol gereğince kendisine 370.000.00.TL ödünç para verdiğini, davalı ...' nın ödünç olarak verilen bu parayı 30.06.2002 tarihine kadar geri ödeyeceğinin ve bu süre içinde borca hazine bonosuna uygulanan en yüksek faizin uygulanacağının, verilen süre sonunda borcun ödenmemesi halinde süre bitiminden itibaren hazine bonosuna uygulanan en yüksek faizin %20 fazlasının cezai şart olarak ödeneceğinin, davalı ...' ya ait taşınmazın %50 hissesinin teminat olarak verileceğinin, yapılacak kısmi ödemelerde 818 sayılı BK.' nun 84. maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceğinin ve bakiye borcun tamamı ödeninceye kadar kararlaştırılan faiz oranının uygulanmasına devam edileceğinin kararlaştırıldığını, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine 17.09.2003 tarihinde davalı ... ve onun büyük ortak ve tam yetkili olduğu .. Turizm Yatırım ve Tic. .... ile protokol ve temliknamenin düzenlendiğini, bu protokole göre de, borcun Ağustos 2003 sonu itibariyle tüm masraflar ile birlikte 1.300.000.00.TL' ya ulaştığının, bu borcun bir kısmı veya tamamının ödenmesi için ... ...' ne ait taşınmaz üzerine .... tarafından yapılan kamulaştırma nedeniyle Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1999/613 esas sayılı dosyası üzerinden görülen tezyidi bedel davasındaki müddeabihin tamamı, asıl alacak ve faizleri ile birlikte gayri kabili rücu olarak kendisine temlik edildiğinin, temlik edilen tasarrufun borcu tam karşılamaması halinde bakiyenin ... tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafından 07.10.2004 tarihinde (330.000.USD) 495.990.00.TL ödendi?ini ayrıca tezyidi bedel davası sonucunda 679.369.95.TL temlik alacağının 13.10.2006 tarihinde icraya konulduğunu bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun 84. maddesi gözönünde bulundurularak mevcut alacak miktarının tespiti ile şimdilik 10.000.00.TL' nın, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile topal 1.268.437.27.TL' nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... mirasçılarından ... yönünden mirasın reddedilmesinden dolayı davanın reddine, davalı ...' nın diğer mirasçıları ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 498.524.68.TL' nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... mirasçılarından ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalı ... mirasçılarından ... ve ...' nın aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı ... arasındaki asıl alacak miktarının 370.000.00.TL olduğu iddia ve kabul edilmesine rağmen mahkemece "davanın kısmen kabulü ile 498.524.68.TL' nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından ... ve ...' dan tahsili” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.nun 104/son (6098 say?l? Yasa' nın 121/son) maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.'un 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı ... mirasçılarından ... ve ...' nın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hüküm fıkrasının 3. maddesi içinde yer alan "...498.524.68.TL' nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine..." cümlesinin çıkarılarak yerine "...498.524.68.TL' nın asıl alacak olan 370.000.00.TL yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından ... ve ...' dan tahsili ile davacıya verilmesine..." cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1,50 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan 8.513,55 TL harcın istek halinde davalı ... ve davalı ...'ya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.