MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 15/08/2013 tarihinde davalı şirkettten bir adet... kasa motoru aldığını ve ücretin tamamının 08/04/2014 tarihi itibariyle ödendiğini, satın alınan damperli motor (patpat) 25/04/2014 tarihinde davalı firma tarafından teslim formu hazırlanmadan teslim edildiğini, ancak teslim edilen motorun sanzıman aksamının bozuk olduğunu davalı firmaya başvurmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir geri ödeme yapılmadığını, ürünün geri alınması hususunda bir girişimde bulunulmadığını ileri sürerek ayıplı mal bedeli olan 12.350,00 TL'nin ödeme tarihi itibariyle yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde; "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlı ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacının çiftçi olup davalı ile yapılan satım sözleşmesine dayalı olarak alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla davacının 4077 Sayılı Yasa kapsamında tüketici olmadığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.Bu durumda mahkemece genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 03/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy