MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ile aralarında hizmet sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin işçisi olarak ... Hastanesi'nde 08/01/2001 - 31/12/2010 tarihleri arası çalışan ...'ın davalı şirket tarafından hizmet akdinin haksız nedenle feshi nedeniyle açılan ... İş Mahkemesi'nin 2011/445 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiği, idare aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/9659 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin taraflarına gönderildiği ve...Başhekimliği'nce 24/10/2012 tarihinde toplam borç olan 16.668,16 TL'den 467,77 TL stopaj kesilerek 16.200,39 TL ödeme yapıldığını, Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca asıl işveren olan kendisinin alt işveren olan davalı şirkete yaptığı ödemeyi rücu etme hakkı olduğunu, bu itibarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile icra dosyasına toplam ödenen 16.668,16 TL'nin ödeme tarihi olan 24/10/2012 'den itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 16.668,16 TL 'nin 24/10/2012 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, aralarındaki hizmet sözleşmesi gereği davalının tüm işçi alacaklarından sorumlu olduğundan bahisle eldeki davayı açmış olup, dava dışı işçinin işçilik tazminatlarının tahsili için açtığı dava sonunda hesaplanan tazminatın davacıdan tahsiline karar verildiği ve icra takibi sonunda da, davacı tarafından ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Bu cümleden olarak, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin 22.maddesinde; yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın emredici hükümleri ile genel şartnamenin 6.bölümünde düzenlenmiş olduğu yüklenicinin bunlara aynen uymakla yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, Genel Şartnamenin 6.bölümünde dava konusu ile ilgili bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. Dairemizce aynı nitelikteki sözleşmeden kaynaklanan ve işçilerin iş mahkemesinde açtığı benzeri davalarda, işveren kurum ile yükleniciler arasında sözleşmelerin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmayıp muvazaa olduğu sonucuna varılmış ve benzeri kararlar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Hal böyle olunca tacir olan davalıların çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı Bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, işçilik alacakları yönünden hükmedilen bedelden davalının da alt işveren olarak sorumlu olduğu ancak bu sorumluluğu davacı ile yarı yarıya paylaşması gerektiği göz önünde bulundurularak bu ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davalının tazminatın tamamından sorumlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 284,65 TL harcın istek halinde iadesine, 20/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy