MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti şirkete ait bulunan 56 nolu parseldeki 1/196 paylı G blok 2 nolu dubleks villa arsasını üzerine villa yapılmak üzere 25.4.2008 tarihinde davalıya satıp tapu devrini verdiğini, aralarında yapılan anlaşmaya göre, inşaa edilecek villanın satış bedelinin davalı tarafından inşaat tamamlandıktan sonra fatura karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, villanın inşaatının dava dışı şirketlere yaptırılarak 18/12/2009 tarihinde villanın davalıya teslim edildiğini, villanın inşaat ve kar bedeli toplamı olan 125.000,00 TL nin davalıdan talebe rağmen ödenmediğini, bunun üzerine 12/01/2010 tarih 287691 numaralı 125.000,00 TL bedelli faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğini, fatura borcuna itiraz edilmediğini bu nedenle faturanın kesinleştiğini, bedelin tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan herşeyi ile bitmiş ve kullanıma hazır halde olmak şartıyla villayı satın aldığını, bedelinin tapu devri sırasında ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de, taahhüt edilen tam ve eksiksiz villa tesliminin gerçekleşmediğinden fiziki ve hukuki ayıp ve eksiklikleri nedeni ile fazla hakları saklı kalarak 10.000 TL.nin ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı şirket ile davalı arasında yapılan 25.4.2008 tarihli tapu devrine ilişkin resmi senette; 56 nolu parseldeki arsanın üzerine inşaa edilmekte olan kargir binanın G blok 2 nolu dubleks villasının kat irtifakına ayrılan 1/196 arsa payı ve bu arsa payına isabet eden tam hissesinin 3.000 TL.na davalı ...'e satışının yapıldığı , taşınmazın 1/196 arsa paylı G blok 2 nolu dubleks villasının tam hisesinin davalı tarafça satın alındığı ibarelerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 2 nolu villanın arsa payına isabet eden tam hissesinin satıldığı ve villa inşaatının davacı şirket tarafından yapılarak bedeline ilişkin faturanın davalıya tebliğ edildiği ve itiraz edilmediği, bu hususun temel borç ilişkisinin varlığına karine teşkil edeceği ayrıca villanın tam ve kullanılır durumda tamamlandığı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, villa inşaat bedeline ilişkin olarak fatura tanzim edildiğini ve davalı tarafa tebliğ edildiği halde itiraz edilmediğini ileri sürerek, tahsili için davalı aleyhine fatura bedeli üzerinden icra takibi yapmış ve eldeki dava ile de itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı ise, tapu devri ile birlikte villa bedelinin de ödendiğini faturanın tek taraflı düzenlendiğini ve kabul etmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen fatura tek başına alacağın varlığını göstermez. Faturanın davacının ticari defterinde kayıtlı bulunması da sonucu değiştirmez. Kaldı ki, tapu kayıt ve resmi senet belgesinde, 1/196 arsa paylı G blok 2 nolu dubleks villada ... lehine kat irtifakı satışının yapıldığının kararlaştırıldığı gözetildiğinde, davacının villa bedeline ilişkin ayrıca ödeme yapılacağına ilişkin aralarında bir kararlaştırma bulunduğunu alacağın miktar ve niteliğine göre yazılı bir delille isbatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının davasını ispat ettiğinden söz edilemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesis usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy