MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı murisinin ölmeden önce tüketici kredisi kullandığını, ödenmeyen bakiye borçtan davalının sorumlu olduğunu, taksitlerin ödenmemesi üzerine başlattıkları takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredi kullanıldığı sırada yapılan hayat sigortası bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, tüketici kredisinden doğan alacak hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı murisi ile davacı banka arasında 22.1.2007 tarihli 36 ay vadeli tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığı esnada dava dışı sigorta şirketi nezdinde 2 yıllık hayat sigortası yapılmış, krediyi kullanan tüketici 4.10.2008 tarihinde vefat etmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda davanın tarafı olmayan sigorta şirketine davalının Hayata Sigortaları Genel Şartlarının B bendinde belirtilen evrakları teslim ettiğini ya da ölüm olayının gerçekleştiğini öğrendiğinden itibaren 5 gün içinde sigortacıya başvurduğunu gösterir herhangi bilgi bulunmadığından takip tarihi itibariyle borçlu olduğu tutar hesaplanmış, bu bedel üzerinden kısmen kabule hükmedilmiştir. Ne var ki, tüketici kredisi sözleşmesinde tüm sigorta poliçelerinin üzerinde Banka'nın adına dain ve mürtehin kaydı bulunacağı yazılı olup sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yollar davacı banka tarafından tüketilmeden mirasçıya karşı takip başlatılması yerinde değildir. Mahkemece bu husus gözetilerek vaktinden evvel açıldığı anlaşılan davanın usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy