MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile daire satışı konusunda anlaştıklarını, davalıya 65.000 euro bedel ödediğini, davalının ise tapu devrini gerçekleştirmediğini, davacının sözleşmenin edimi için yaptığı ısrarlar sonucunda davalının eşi üzerine kayıtlı 5702 ada 2 parsel sayılı arsasından davacıya teminat olarak hisse devredildiğini, ancak aleyhine taşınmazın diğer hissedarların 3 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/877 esas, 2011/354 karar sayılı önalım talebi ile tapu iptali tescil davası açıldığını verilen hüküm sonucunda teminat olarak verilen hissenin de dava dışı diğer paydaşlar olan Faik Çetin, Mustafa Yıldız adına tescil edildiğini, davalı aleyhine 6.İcra Müdürlüğünün 2013/2598 takip sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, Davalının 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2598 sayılı dosyasına yapılan itirazının iptaline, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/877 esas ve 2011/354 karar sayılı dosyasında belirlenen şufa bedelinin mahsubu ile icra takibinin devamına, Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükme yer olmadığına karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı, ödediği bedelin tahsili için 65.000 euro asıl alacak ve 19.697,67 euro işlemiş faizi ile toplam:84.697,67 euro için icra takibinde bulunmuş, davalının takibe vaki itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı takip tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla davacının işlemiş faizi talep etmesine olanak yoktur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek talep edilen işlemiş faizin reddine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazların reddine, ikinci bentde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy