MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile sağlık hizmeti sunum sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili aleyhine cezai şart işlemleri tesis ettiğini, tesis edilen cezai şart işleminin dayanağı olan sünnet kampanyasının kendisi tarafından düzenlenmediğini, cezai şartın tebliğ edildiği yazıda da ifade edildiği üzere kampanyayı düzenleyen merciinin ,...Belediyesi olduğunu, ,...Belediyesinin düzenlediği kampanya çerçevesinde gönderilen hastalar olduğunu, bu hususta iddianın yöneltileceği mercinin ,...Belediyesi olduğunu, merkezlerine mevzuata aykırı yersiz talep oluşturulması ve tarama yapılması kuralına istinaden uygulanan 110.000,00 TL cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL sinin iptaline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında talebini 110.000,00 tl ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunun gerekçe kısmında ''Her ne kadar anılan merkezler tarafından Kuruma sünnet işlemi fatura edilmişse de bu kişiler merkezlere herhangi bir şikayetleri olmadan sadece sünnet olmak için başvurdukları, yapılmış olan muayenelerin sünnet işleminin bir parçası olduğu ve ayrıca kuruma fatura edilmemesi gerektiği kanaati oluşmuştur.'' denmiş, sonuç kısmında ise ''10.000 X 9 = 90.000 TL ceza uygulaması ile ilgili tespitlere göre ve tıbbi görüş bağlamında aynı zamanda sünnete ilişkin olarak taraflar arasında bağıtlanan sözleşme ve Teknik Şartname hükmüne göre, sünnetten önce ve 7 günlük süreden sonra yapılan işlemler olarak davacı ... Merkezince gerçekleştirilen tıbbi işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre ’ ya fatura edilmelerinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, 2010 yılında gerçekleşen tıbbi işlemler nedeniyle davacı Tıp Merkezi ile davalı arasında 2012 yılında bağıtlanan sözleşme hükümlerinin uygulanarak cezai işlem uygulanmasının yerinde olmadığı'' belirtilmiştir. Bu haliyle mahkemece alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporu çelişkilidir. Bu durumda mahkemece çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınararak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, çelişkili rapor nazara alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy