MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, tüketici kredisi kullanan davalının borcunu ödememesi üzerine... 9. Noterliği'nin 19.02.2009 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmesinin feshedildiğini ve 7.043,48 TL tutarındaki borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borç ödenmediğinden davalı hakkında başlattıkları icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 1.194,70 TL asıl alacak olmak üzere 1.240 TL üzerinden devamına, koşulları bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile ödenmeyen tüketici kredisi borcu nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı borçlunun yaptığı ödemelerin tespit edilebilmesi için tüketici kredisinin kullanıldığı tarih ile takip tarihi arasındaki hesap hareketlerini kapsayan ekstreye ihtiyaç olduğu, ancak dosyada bu tarihler arasındaki hesap hareketlerinden sadece bir kısmının bulunduğu, bu nedenle alacak miktarının hesap hareketlerinin dosyaya sunulan kısımları, kredi ödeme planı ve ihtarnameden yararlanılarak tespit edildiği belirtilmektedir. Buna göre, 19.02.2009 tarihli ihtarname ve adı geçen ödeme planına göre Mahkemece celbedilen hesap ekstrelerinin inceleme yapmaya yeterli olmadığı bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen bu eksiklik giderilmeden yapılan bilirkişi incelemesine dayanılarak karar verilmiş olması hatalıdır. O halde Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek ve gerekirse bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi tanınmak suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy