MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ......Ltd. Şirketi ile imzalanan sözleşme ile davalının bir adet bağımsız bölümün mülkiyetinin teslimi ile ruhsat tarihinden itibaren 24 ay içinde daireyi tamamlamayı taahhüt ettiğini, kendisinin de davalı şirketin hesabına 12.000,00 TL peşinat yatırdığını, yine aynı hesaba çeşitli tarihlerde ve miktarlarda ödemeler yaptığını, sonradan kendisine mektup ile inşaatların davalı ....Yatırım.... AŞ'ye devredildiğinin ve ödemelerin bu isim altında yapılacağının bildirildiğini, bunun üzerine bu şirket hesabına da ödemeler yaptığını, davalının sözleşme konusu bağımsız bölümü taahhüt ettiği tarihte tamamlayamadığını, bu bağımsız bölümün icra yoluyla satıldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aralarındaki sözleşmenin feshi ile yaptığı ödemelerin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı yandan tahsilini istemiştir.
Davalılar, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı .... Limited Şirketi arasında düzenlenen 12.04.2010 tarihli satış sözleşmesinin feshine, davacının sözleşme nedeniyle davalı ....Limited Şirketine ödemiş olduğu 30.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....Limited şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının ... Yatırım...A.Ş. hakkında açtığı davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ......Ltd. Şirketi ile daire satımına ilişkin olarak imzalanan sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi nedeni ile sözleşmenin feshi ve ödemiş olduğu bedelin tahsili talebiyle eldeki davayı açmış, Mahkemece davalı ....Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilirken, davalı... Yatırım...A.Ş.'nin hesabına yapılan ödemelerin söz konusu sözleşme nedeniyle olduğu hususunun ispatlanamadığı, banka yoluyla gönderilen havale ödemelerinin borcun ödenmesine ilişkin olduğuna yönelik karine dikkate alınarak bu davalı hakkında açılan davanın sözleşmenin tarafı olmadığı dikkate alınarak usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 19.11.2012 tarihli şirket devir sözleşmesi başlıklı davalılar arasında imzalanan sözleşme ile davacının dava konusu konutu satın almış olduğu ...Konutları projesi, bu şirkete ait tüm aktif ve pasifler ve davacının adının da bulunduğu ek listedeki borç ve alacakları ile birlikte ....Yatırım....AŞ.'ye satıldığı belirtilmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 28.04.2013 tarihinde 2.001,00 TL ve 19.09.2013 tarihinde 2.001,00 TL olmak üzere toplam 4.002,00 TL davalı ....Yatırım....AŞ hesabına yatırdığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca Mahkemece, davalılar arasında imzalanan 19.11.2012 tarihli şirket devir sözleşmesi ile davalı ......Ltd. Şirketinin tüm aktif ve pasifi ile diğer davalı şirkete devredildiği ve davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettikleri gözetilerek davalı ....Yatırım....AŞ hesabına yapılan ödemeler dolayısıyla bu davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 05/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy