MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ile aralarında akdedilmiş olan muhtelif birim fiyat mal alım tip sözleşmelerinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının sözleşmenin ödemeye ilişkin maddelerini ihlal ettiğini, sözleşmeye dayalı olarak tanzim edilmiş olan 137 adet faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5404 Esas sayılı dosyasında davaya konu asıl alacak icra takibinden sonra ve yargılama aşamasında itfa edildiğinden asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen kabulü ile 235.491,37 TL yönünden itirazın iptaline takibin işlemiş faiz yönünden bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan 523,992,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki mal alım sözleşmesinden doğan alacak hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı borçlu alacağın varlığına yönelik bir itirazları olmadığını, ancak aralarındaki sözleşmeye göre; “işletmenin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderlerin, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği ve bu ödemelerin yapılmasında sıraya öncelik verileceği”nin yazılı olduğunu, muhasebe kayıtlarına alınma sırası gelenlerin ödendiğini, vadesi gelmemiş bir alacağın faizi olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacı tarafça davalıya tıbbı malzeme satıldığı, 137 adet fatura düzenlendiği, toplam borç miktarının 3,112,638,28 TL olduğu, asıl alacak hakkında açılan davanın konusuz kaldığı, işlemiş faiz yönünden kısmen kabul kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5404 Esas sayılı dosyasında işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen kabulü ile 235.491,37 TL yönünden itirazın iptaline takibin işlemiş faiz yönünden bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş ise de; davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5404 esas sayılı dosyasında ki takibe dayanak faturalar incelendiğinde, faturalara 90 gün vade uygulanmak sureti ile işlemiş faiz hesaplandığı, bununla birlikte davacı ile davalı arasında imzalanan muhtelif tarihli mal alımlarına ait tip sözleşmelerin “Ödeme Yeri ve Şartları” başlıklı bölümünde yer alan 12.2.2 maddesinde; “İdare, muayene ve kabul komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç üç gün içinde yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır”, 12.2.3. maddesi 1. fıkrasında; “İşletmenin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınması sırasına göre ödenir...” hükümlerinin mevcut olduğu, sözleşme hükümlerinin açık ve net, davacının da tacir olduğu ve tarafları bağlayacağı, davacı tarafından davalı aleyhine 17.07.2012 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin de, 20.07.2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmektedir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek faturalara 90 gün vade uygulanmak suretiyle hesaplanan işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece her ne kadar faturaya dayalı alacak likit olduğu gerekçesi ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de; davalının, davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5404 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazında; borcu inkar etmediği, aralarında akdedilen sözleşmenin 12. maddesine göre; ödeme sırası geldiğinde alacaklıya ödemenin yapılacağını belirttiği görülmüştür. Hal böyle olunca Mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken 523.992,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy