MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan 7.9.2005 ve 1.12.2005 tarihli sözleşmeler ile 4 adet daire satın aldığını, her bir daire için 60.000,00TL ödediğini, dairelerin teslim edilmediğini ileri sürerek, sözleşmelerin feshi ile dairelerin dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin, uygun görülmediği takdirde ödemiş olduğu toplam 240.000,00TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı, yargılama aşamasında 4 daire için 100.000,00TL ödediğini belirtmiştir.
Davalı ..., davacıya sattığı dairelerin bedellerini aldığını, ancak daireleri teslim edemediğini, iş sahibi ile görülen davanın neticelenmesi halinde borcunu ödeyeceğini savunmuş, davalı şirket ise davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı şirket yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile 210.042,00TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılardan satın aldığı dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle sözlşemelerin feshi ile ödemiş olduğu bedelin dava tarihinde ulaştığı değerinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece, davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar karar verilmiş, davalı şirket yönünden reddedilen dava nedeniyle davacı aleyhine nisbi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, maktu ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 7.bendinde geçen 17.802,52 TL“ ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.500,00TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy