MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.02.2011 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden davalıdan devre mülk hissesi satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak sözleşmede belirtilen sürede vadedilen hususların yerine getirilmediğini, bundan ayrı sözleşmenin eki olan belgede gecikilen her ay için 250,00 TL ecrimisil bedeli belirlendiğini, ödediği bedel ile 10 aylık ecirimisil bedelinin tahsili için yaptığı takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı adına 892 parselde kayıtlı olan 1/36 hisseli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile devre mülk sözleşmesi gereğince ödediği bedel ile 10 aylık ecrimisil bedelinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiş, davalı vekili, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava dilekçesi ve itiraza konu ...... Esas sayılı dosyası birlikte incelendiğinde; davacının 9.200,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlattığı takipte, bu miktarın 6.700,00 TL’sinin taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacı tarafından davalı şirkete ödenen bedeli, kalan 2.500,00 TL’sinin ise Paylı Taşınmaz Pay Kullanımı ve Taşınmazın İşletme Sözleşmesi başlıklı belgede belirtilen ecrimisil bedelini kapsadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı, davalı ile aralarında akdedilen sözleşme gereği ödediği 6.700,00 TL bedelin iadesini isteyerek sözleşmeden döndüğüne; Mahkemece de davacının sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacı adına 892 parselde kayıtlı olan 1/36 hisseli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verildiğine göre; ifaya ekli cezai şartın talep edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece davacının ecrimisil bedeline ilişkin talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının 2. bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.