MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında temizlik, veri girişi teknik bakım ve onarım hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davalıya hakediş ödemeleri yapılırken fiyat tespit tutanaklarında, sehven yapılan yanlışlıklar sonucu 449380,11 TL fazla ödemede bulunulduğunu ileri sürerek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına itibarla, hakediş tutarlarının hesaplanmasında bir hata bulunmadığı kanaati ile davanın davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında mevcut sözleşme gereği yapılan hakediş ödemelerinde, eksik gün hesabının yanlış yapıldığı gerekçesi ile fazla yapılan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Davacı ilk olarak 23/9/2010 tarihli yazı ile 449,380,11 TL fazla ödemenin davalı şirketten iadesini istemiş tir. Bu yazıya binaen davalı şirket borçlu bulunmadığının tespiti için .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/156 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmıştır. Bu dava devam ederken davacı ... Bakanlığı bu kez 30/3/2012 de iş bu dava ile 449380,11 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Her ne kadar dosya kapsamında mevcut hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında davacının fazla ödeme yapmadığı kanaati bildirilse de aynı alacağa ilişkin olarak davalı yanca daha önce açılan menfi tespit davasında alınan raporda tam tersi bir sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, davanın alacak davası ile birleştirilip birleştirilmeyeceği de değerlendirilmek suretiyle, çelişkileri giderecek taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak, sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy