MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukatı olan davalının, adına takip ettiği davadan isteği dışında feragat ettiğini, davalıya 4.500,00TL vekalet ücreti ödemiş olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00TL manevi 5.000,00TL maddi olmak üzere 10.000,00TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının isteği ile takip ettiği davadan feragat edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiş; usulüne uygun açmış olduğu karşı dava ile de davacıdan vekalet ücreti almadığını, aralarındaki vekalet sözleşmesi gereği taşınmaz satışından elde edilecek %15 oranında vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, davacının asılsız ithamları sonucu mesleki hayatının lekelendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00TL manevi, 10.000,00TL maddi ve 1.000,00TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı-karşı davalı, açılan karşı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Avukat olan davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalı adına takip ettiği dava nedeniyle hak ettiği vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş; karşı davalı 4.500,00TL ödediğini savunmuştur. Her ne kadar mahkemece, karşı davalının savunmasına itibar edilerek, yapılan ödemenin vekalet ücretini karşıladığı benimsenmek suretiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde, karşı davalının bu ödemeye ilişkin soyut beyanı dışında, bir delil sunmadığı anlaşılmaktadır. Karşı davacı avukatın hak ettiği vekalet ücretinin ödendiğini ispat yükü, karşı davalıya düşmektedir. O halde mahkemece, açıklanan bu husus üzerinde durulmak suretiyle, elde edilecek sonuca göre, hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.