MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların avukat olduğunu, davalı ...n'ın dava dışı ...'e vekaleten açtığı iş davasını davalı ...i'nin kendilerine vekaleten takip ettiğini, davalı avukatların kusuru nedeniyle dava sonucu fazladan 36.276,57TL ödemek durumunda kaldıklarını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 5.243,63TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere 36.276,57TL'nin davalı Sabri'den faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılara tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet sözleşmesine dayalı alacak davası olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/l maddesine göre vekalet sözleşmesine ilişkin işlemlerin tüketici işlemi sayıldığı ve uyuşmazlık hakkında 6502 sayılı Tüketici Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca bu yasadan kaynaklanan her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde taraflardan birinin 6100 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli ve yetkili ...Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacı şirket, vekili olan davalı Sabri ile karşı taraf vekili olan davalı Süleyman'ın kusurları nedeniyle fazladan ödemek durumunda kaldığı tutarın tahsilini istemiştir. Davacı, ticari şirket olup 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri sorulup toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy