MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı mücevherin sertifikasındaki özellikleri haiz olmaması nedeniyle ederinden fahiş fiyata satıldığını bildirerek; sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsilini, bu mümkün olmadığı takdirde satın alınan mücevherin gerçek bedelinin tespiti ile fazla ödemenin iadesini, davalının elinde bulundurduğu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.03.2013 Tarih 2012/27442 Esas 2013/6353 Karar sayılı ilamı ile "gemoloji laboratuvarı bulunan üniversitelerden seçilecek bilirkişilerden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, sözleşme konusu mücevherlerin davacı tarafından davalıya iadesine, davacının ödemiş olduğu 34.000 EURO'nun mücevherlerin davalıya teslim edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine, davacı tarafından davalıya sözleşme nedeniyle verilen 28/09/2009 vade tarihli 20.000 EURO senedin iptali ile davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; davalıdan satın aldığı mücevherin sertifikadaki özelliklere sahip olmadığını ve ederinden fahiş fiyata satıldığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsilini, davalının elinde bulundurduğu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde satın alınan mücevherin gerçek bedelinin tespiti ile fazla ödemenin iadesini, davalı elindeki senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı davaya konu malın ayıplı olmadığını, davacıya verilen sertifikadaki özellikleri taşıdığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece bozma üzerene yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları uyarınca mücevherlerin sertifikada yazan özelliklere sahip olmadığı, bilirkişi raporunda ürünlerin ortalama piyasa değerinin 28.948 Euro olabileceğinin rapor edildiği, vaat edildiği gibi değerinin 44.000 Euro etmeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Gemoloji Laboratuvarından seçilen gemoloji ve mücevher uzmanı bilirkişisinin 18.11.2013 havale tarihli kök raporu incelendiğinde; esas mücevher parçasının taşının saflık derecelendirmesine göre “VS2” olarak ifade edilebileceği, davacının iddiasının subjektif olup, bilimsel açıdan doğru olmadığı, fahiş bir fiyata satıldığı iddiasının ise serbest piyasa koşullarında uygun olmamakla birlikte doğru kabul edilebileceği, davalının üçüncü kişilere ödediği komisyonları ürünün üzerine ilave ederek davacıdan aldığı, mağazanın sosyal konumu da düşünüldüğünde davaya konu ürünlerin satış ederinin 20.000.-25.000 Euro olabileceği gösterilmiş, 14.05.2014 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise iki ürünün toplam satış fiyatının 28.948 Euro olabileceği rapor edilmiştir. Ancak söz konusu raporlarda davaya konu ürünlerin ayıplı olduğuna ya da sertifikadaki özellikleri taşımadığına dair bir tespit içermediği ancak ürünlerin fiyatlarının fahiş olmadığına yönelik tespit yapılmıştır. Oysa ki bu tespit serbest piyasa fiyatları ile ilgili bir durum olup, davaya konu malın ayıplı olduğunu göstermez. Bu hale göre; davaya konu ürünlerin ayıplı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.645,60 TL harcın istek halinde iadesine, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.