MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması için ...Ltd. Şti. ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı bina inşaat sözleşme yapıldığını, zorunluluk nedeniyle uygulanan projenin statik proje müellifi olan davalı ile de uygulanacak projeler ve her nevi tadilat projelerine ilişkin olarak anlaşma yapıldığını, inşaatın tamamlanmasından sonra bağımsız bölümlerin satıldığını, hiçbir alacağı kalmadığı halde davalın ön iskan izni için olması gereken onayı ve imzayı vermediğini, davalının başlangıçta 1.0000.000 euro nakit para talep ettiğini bu talebini ret edilince bu kez kat maliklerine başvurduğunu, yaşanan olaylar nedeniyle davalının suç teşkil taleplerini yazılı anlaşma ile kabul etmek zorunda kaldığını, baskı sonucu taraflar arasında 15.02.2012 tarihinde "anlaşma" başlıklı belge düzenlendiğini, yapı kullanma izin alınabilmesi için davalının imzası ve onayı gereken yerlerde imzasını atmasına karşılık 40.000 euro para ödemeyi üstlendiğini, bu paraya karşılık olarak 15.02.2012 tarihli iki adet senet vermek zorunda kaldığını ileri sürerek baskı ve şantaj sonucu imzalanan senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş ayrıca mahkemece senetlerin icra takibine konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olması nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava menfi tespit davasıdır. Davacının talebi üzerine 19.07.2012 tarihinde davaya konu 2 adet senedin icra takibine konulmaması yönünde ihtiyati tedbir karar verilmiş olup böylece davalının alacağına geç kavuşmasına neden olunmuştur. İİK 72/4 maddesinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararları için tazminata karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Açıklanan nedenle mahkemece bu yönde karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle hükme “Asıl alacak üzerinden hesap edilecek % 20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.