MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.02.2012 tarihli "daire satış protokolü" ile davalılardan konut satın aldığını, ödediği konut bedeline karşılık davalı şirket adına diğer davalının da imzalayıp kendisine verdikleri 85.000 TL tutarındaki teminat senedinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, zira davalıların edimlerini yerine getirmediklerini, ancak davalıların başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların sözleşme gereğince üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmedikleri, davacının sözleşmeyi fesih hakkının doğduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün 2014/3780 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılan ( ... , icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, ) ilişkin ibarerenin karardan çıkartılarak yerine ( hükmedilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.