MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici ihtiyaç kredisi kullandığını, bankanın dosya ve sigorta masrafı adı altında kesintiler yaptığını, emekli maaşına blok uygulayarak maaşından kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.010,00-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve bloke işleminin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden yapılan haksız kesintilerin iadesini talep etmiş mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda dosya masrafı dahil yapılan kesintilerin haksız şart olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Davaya konu 27.11.2013 tarihli kredi sebebiyle davacıdan 210,00 TL komisyon masrafı, kredi vadesi boyunca tüm sigorta bedeli olan 5.102,47 TL peşin tahsil edilmesine rağmen "grup hayat sigortası sertifikası" başlıklı belge dışında sigorta şirketi ile imzalanmış sigorta poliçeleri ibraz edilmemiştir. Dairemizin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere bu tür davalarda ispat yükü davalı bankaya ait olup davalı sadece kredi için yapılan tüm kesintilerin belgesini ibraz etmek zorundadır. Aksi halde belgesi ibraz edilmeyen masrafların tüketiciden istenebileceğine ilişkin kayıtlar haksız şart teşkil etmektedir. Öte yandan bankaların kredi borçlusuna sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve sigorta nedeni ile kredi borçlusunun belli bir prim ödeme borcu altına girdiği ve sigorta kapsamına alınmasında kredi borçlusu tüketicilerin de bir menfaatinin olduğu açık ise de sigorta bedeline ilişkin sadece dekont ibrazı yeterli olmayıp poliçenin de davalı banka tarafından mahkemeye ibrazı gerekmektedir.
Somut olayda davalının sigorta poliçelerini ibraz edemediği ve 210,00 TL komisyon masrafının zorunlu olmadığı anlaşılmaktadır. Yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.
Hal böyle olunca komisyon masrafının yanı sıra 2013-2019 yıllarını kapsayan hayat sigortası yapıldığını gösteren poliçenin ibrazı sağlanmalı, davalı tarafından ibraz edilmemesi halinde davanın bu istekler yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) no’lu bent gereğince temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy