MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, satış vaadi sözleşmesi ile satın almış olduğu taşınmazla ilgili ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/768 Esas sayılı tazminat davasının sonuçlandığını, belirtilen dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda zarar miktarının 86.453,00TL olarak tespit edildiğini ileri sürerek, 80.533,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, satış vaadi sözleşmesinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak davanın öncelikle zamaaşımından reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir
1-Davacı, davalıların murisi ile imzaladığı satış vaadi sözleşmesine istinaden taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi üzerine tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalılar, cevap dilekçesinde sözleşmeden kaynaklanan alacağın zamanaşımına uğradığı def’inde bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalıların zamanaşımı def’i hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu konuda bir karar verilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 794,30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy