MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında düzenlenen emlak komisyon sözleşmesine göre ödenmeyen toplam 19.200,00 TL ücretin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğinden bahisle, vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının, 15. İcra Müdürlüğünün 2013/10306 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.600,00TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacının hak kazandığı ücretin %3 komisyon bedeli olduğu benimsenmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu 11.05.2013 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde “İşbu akit tamamlandıktan sonra, alıcı veya satıcıdan birisi alım satımdan haksız olarak vazgeçerse bundan dolayı diğer tarafın ve emlak komisyoncusunun uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü bulunmaktadır. O halde, davalı, sözleşmenin 1. maddesine göre kabul edilen bu %3 komisyon ücretine ek olarak, satış gerçekleşseydi sözleşmenin 2. maddesi gereği alıcının yükümlülüğünde olacak %3 komisyon ücretinden de, cezai şart olarak sorumlu olmalıdır. Bu miktar cezai şart niteliğinde olup, Borçlar Kanununun 161/son maddesi hükmünce hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Bu hükmü hakimin re'sen gözetmesi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tesbit edilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 347,54 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy