MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının modacı olduğunu, davalıdan 17/03/2015 tarihinde 52.000,00 USD ödeyerek samur bir kürk satın aldığını, bedelini ödediğini, ödemeye ilişkin makbuz talep ettiğinde satın alınan kürkün kullanılmış ikinci el bir ürün olduğunu öğrendiğini ileri sürerek ayıplı malın iadesi ile ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davalıya mal satmadığını, yalnızca 3. kişiden alınan malın satımına aracılık ettiğini, kaldı ki kendisine ait bir ticari işletmesi olmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı T.K.H.K. hükümleri çerçevesinde bir ilişki olmayıp Borçlar Kanunu çerçevesinde ve TTK hükümlerine göre genel mahkemelerde inceleme ve çözümlenmesinin yapılması gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine,karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacı, satın aldığı kürkün ayıplı çıktığı iddiası ile ödediği bedelin iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davalının vermiş olduğu hizmet mesleki ve ticari amaçlı olup, davacıda tüketicidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yerolmadığına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.