MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzaladıkları gemi adamı hizmet sözleşmesi gereğince 6 ay süreyle.... isimli gemide 4.kaptan olarak hizmet verdiğini, sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, 13.066,00 USD bakiye ücret alacağı, 3.267,00 USD sözleşme gereği ödemesi gereken ikramiye olmak üzere toplam 16.333,00 USD nin iş akdinin feshedildiği 13.01.2015 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yabancı bayrak taşıyan gemide iş akdiyle çalışan davacıya ödenmeyen alacakların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı ve iş mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK’nun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Dosyada mevcut taraflar arasında akdedilen sözleşme ve hizmet belgesindeki bilgilerden geminin yabancı bayrak taşıdığı anlaşılmaktadır. Buna göre, yabancı bayrak taşıyan gemide çalışan davacının iş akdinden kaynaklanan davası, 4857 sayılı İş Kanunu ve 854 sayı Deniz İş Kanunu kapsamında bulunmadığından iş mahkemesinin görevli olduğundan bahsedilemez.
Öte yandan, 5136 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesi ile TTK'nun 4. maddesine eklenen son fıkrada belirtildiği üzere TTK'nun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak üzere kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin ihtilaflara bakmakla sınırlıdır. Eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın Deniz Ticaretinden değil, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı yani temel ilişkinin hizmet akdine dayandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda iş bu davada TTK’nun deniz hukukuna ilişkin 816 ila 1263. maddelerinin uygulanması söz konusu olmayıp, 6098 sayılı BK’nun 393 ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, 28/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy