MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki akdin İfası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sağlık hizmet protokolü imzaladığını, bu protokole göre tarafların bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartı ile protokolü fesh edebileceğinin kararlaştırıldığını, 15.12.2015 tarihine kadar sözleşmenin feshi veya değiştirilmesi ile ilgili herhangi bir tebligatta bulunulmadığını, bu nedenle protokolün 2016 yılı içinde yenilendiğini ancak davalı idarenin süresinden sonra 24.12.2015 tarihinde internet sitesi üzerinden duyuru yaparak protokolün 1.1.2016 tarihi itibariyle fesh edimiş sayılacağını ve yeniden protokol yapmak isteyen vakıf üniversitelerinin 31.12.2015 tarihine kadar müracat etmeleri gerektiğini duyurduğu, bu duyurunun protokole ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle internet duyurusunun akte aykırılığının tespiti ile yürürlükte bulunan sözleşmenin aynen ifasına, tedbiren medula sisteminin hasta kabule açılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 31/12/2015 tarihine kadar yeni bir sözleşme ve protokol imzalanmadığı, taraflar arasında imzalanan önceki sözleşmenin yürürlükten kalkmış olması karşısında davalının 01/01/2016 tarihi itibari ile davacının ... hastalarına sağlık hizmeti sunmasını sağlayan medula sistemini kapatmasına yönelik işlemin idari işlem mahiyetinde olduğu, davacının bu işleme yönelik talebinin idari yargının görevi kapsamına girdiği gerekçesiyle, HMK.nun 114/1 ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, "davacının idari işlem mahiyetindeki medula sisteminin açılmasına yönelik talebinin idari işlem mahiyetinde olduğu ve idari işlemin iptali görevinin idari yargının görev alanına girdiği" gerekçesi ile yargı yolu dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme bulunduğu ve eldeki davada davalı ... Başkanlığı'nın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshi nedeniyle bu hususun akte aykırılığının tespiti ile sözleşmenin aynen ifası ve muarazanın giderilmesinin talep edildiği ve dolayısıyla kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetin söz konusu olmadığı, bu nedenle somut olayda, özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde idari yargı görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy