MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 09.03.2012 ve 04.02.2013 tarihlerinde iki ayrı tüketici kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.433,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinden her iki kredinin bireysel ticari emtia kredisi olduğu ve 2. el gayrimenkul işyeri için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, davalı bankadan kullandığı ticari krediler nedeniyle alınan masrafların iadesine ilişkin davalar, ticari dava niteliğindedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar arasındaki 09.03.2012 ve 04.02.2013 tarihli kredilere ilişkin uyuşmazlık ticari krediye ilişkin olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya genel mahkeme görevlidir. Tüketici mahkemesi talep hakkında karar veremez. O halde Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek Tüketici Mahkemesi sıfatıyla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 120,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.