MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 2013 yılı Mart ayında konut kredisi kullandığını, krediden dolayı miktarını bilemediği faiz dışı dosya masrafı, komisyon vs. adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.273,00 TL harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası açmıştır.
Davacı, aynı zamanda henüz tensip aşamasında verdiği 26.05.2016 tarihli dilekçe ile “yaptığı araştırma sonucunda kesilen miktarın il hakem heyetine başvuru parasal sınırında olduğunu, sehven dava açıldığını, dava şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenerek karar verilmesi” talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının dilekçesinde beyanı “feragat” olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, Mahkemeye ibraz ettiği 26.05.2016 tarihli dilekçedeki beyanı hukuken “feragat” niteliğinde olmayıp mahkemeye sunulmuş bir açıklamadır.
4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 22/5. maddesi gereğince 2014 yılı için değeri 1.272,19 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur.
Mahkemece, açılan davanın niteliği de gözetilerek işin esasına girilip davacı tarafından ileri sürülen hususun araştırma konusu yapılarak dava tarihi itibarıyla dava konusu değerin 1.279,19 TL ve bu miktarın altında olduğunun tespit edilmesi halinde uyuşmazlığın İl Tüketici Sorunları Hakem heyeti tarafından görülmesi gerekeceğinden bu hususun dava şartı olduğu ve Tüketici Mahkemelerince resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek uyuşmazlığın İl Tüketici hakem heyeti tarafından çözümlenmesi için davanın usulden reddine karar verilmesi, aksi halde davaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.