MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan devre mülk satın alarak tekrar ona kiraladığını, ilk dört kiranın ödendiğini, ancak daha sonradan ödemelerin durduğunu, aynı zamanda da sözleşmeye göre dava konusu yerin tapusunun ödemenin gerçekleşmesinden sonra devredilmesi gerekmesine rağmen bu güne kadar devredilmediğini ve halen kaba inşaatın devam ettiği gerekçesiyle sözleşmeyi fesh etmesine rağmen ödediği bedelin iade edilmediği iddiasıyla alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme devre mülk niteliğinde olmasına rağmen davacının bu sözleşmeyi gelir elde etmek kastıyla yaptığından görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacı, devre mülk sözleşmesini fesh ettiği gerekçesi ile ödediği bedelin iade edilmesini istemiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı devre mülke ilişkin kira sözleşmesi yapmış olup, davacının devre mülkü kiraya vermesi ticari amaçla hareket ettiğini göstermez. Hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya bakılarak sonuçlandırılması gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 06/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy