MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi ve tüketici kredileri kullandığını, bankanın tahsis ücreti, sigorta ve ekspertiz masrafı adı altında kesintiler yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500,00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, talebini ıslah ederek 4.443,02 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, yapılan kesintinin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler sebebiyle davalı banka tarafından değişik adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Bankaların kredi borçlusuna sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve sigorta nedeni ile kredi borçlusunun belli bir prim ödeme borcu altına girdiği ve sigorta kapsamına alınmasında kredi borçlusu tüketicilerin de bir menfaatinin olduğu açık ise de sigorta bedeline ilişkin sadece dekont ibrazı yeterli olmayıp poliçenin de davalı banka tarafından mahkemeye ibrazı gerekmektedir.
Hal böyle olunca dairemizin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere bu tür davalarda ispat yükü bankaya ait olup davalı banka sadece kredinin verilmesi için zorunlu ve belgeli olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Aksi halde belgesi ibraz edilmeyen masrafların tüketiciden istenebileceğine ilişkin kayıtlar haksız şart teşkil etmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı; davalı bankadan biri konut kredisi, üçü tüketici kredisi olmak üzere dört ayrı tarihte kredi kullanmıştır. Bu krediler sebebiyle davacıdan 2.650,00 TL kredi tahsis ücreti, 1.547,00 TL sigorta primi ve 245,30 TL ekspertiz ücreti (konut kredisi için) masrafı olmak üzere toplam 4.443,02 TL kesinti yapılmış olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının sigorta poliçeleri sunduğundan söz edilmekte ve sigortalı tüketicinin de menfaati olduğundan dolayı sigorta primi kesintisinin haksız şart olarak kabul edilemeyeceği belirtilmektedir. Mahkeme ise Raporda bu tespitin sehven yapıldığı ve poliçelerin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle kesilen miktarın davacıya iadesine karar vermiştir. Davalı yargılamada ve temyiz dilekçesinde sigorta poliçelerinin dosyaya sunulduğunu savunmaktadır.
Somut olayda, yukarıda belirtilen tespitler karşısında davalının sigorta poliçelerini ibraz edip etmediği ve sigortaya ilişkin poliçelerin varlığının araştırılarak davalının ibraz ettiği sigorta poliçe ve prim tahsilat bedelleri dışında kalan masraflar yönünden dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı, yargılama sırasında ekspertiz incelemesi nedeniyle Banka tarafından ekspertiz firmasına 395,30 TL ödeme yapıldığını ileri sürmüş ve buna ilişkin olarak 395,30 TL tutarında fatura ibraz etmiştir. Hal böyle olunca davalı Banka tarafından yaptırılan ekspertiz işlemine ilişkin olarak ödenen miktarın iadesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus göz ardı edilerek, davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) ve (3) no’lu bentler gereğince temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.