MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kullandığı kredi nedeniyle davalı banka tarafından kesilen 6.217,79 TL'nin tahsilini istemiş, ıslah ile talep miktarını 6.791,72 TL'ye artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.756,63 TL'nin ihtar tarihi olan 29.11.2012'den itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 YTL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda, mahkeme kararının reddedilen 2.035,09 TL lik kısmı davacı tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz edilen bu kısım karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL'yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacı ... davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava, Konut Kredisi Sözleşmesinden kaynaklanan kesintilerin iadesine ilişkin olup, davacı ıslahen 6.791,72 TL 'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.756,63 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK 26.maddesi gereğince "Hakim davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez". Somut olayda avans faizine hükmedilmesi talep edilmediği halde mahkemece talep aşılarak bu yönde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK'nun 370.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentde açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentde açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentde açıklanan nedenle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 2. Bendinde yazılı "avans" sözcüğünün karardan çıkartılarak yerine "yasal" sözcüğünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 243,43 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy