MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-birleşen dosya davacısı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında olan ticari bir takım ilişkiler nedeni ile davalının kendisine senet verdiğini, bununla birlikte senet bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bahse konu alacağın tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğü’nün 2013/452E (.. İcra Müdürlüğü’nün 2010/528E) sayılı dosyası ile başlattığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş ve ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/237 Esas sayılı birleşen dosyasında davacı olarak; davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, borç ikrarı içeren bir belge vermediğini, ...’da ikamet ettiğini, davalının yönlendirmesi ile birikimlerini repoya, borsaya yatırdığını, ....’de bankada bulunan hesaplarıyla ilgili işlemler yapabilmesi için davalıyı vekil tayin ettiğini, bununla birlikte paranın akibeti konusunda net bilgi alamaması nedeni ile 25.09.2006 tarihli azilname ile davalıyı azlettiğini, takibe dayanak senet üzerindeki imzanın ve yazıların kendisine ait olmadığını, davalının kasıtlı olarak adi bir senet düzenlediğini, bu nedenle davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduğunu ileri sürerek.... İcra Müdürlüğü’nün 2013/452E (Kapatılan Kuyucak İcra Müdürlüğü’nün 2010/528E) sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl dava yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacağın yüzde kırkı oranında 593.700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dosya davacısı eldeki dava ile; davalı ile aralarında bir takım ticari ilişkiler olduğunu, bu ilişkiler nedeni ile kendisine davalı tarafından senet verildiğini, bununla birlikte senet bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bahse konu alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; asıl dosya davalısı borcunun olmadığını, borç ikrarı içeren bir senet imzalamadığını savunarak davanın reddini dilemiş, ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/237 Esas sayılı birleşen dosyasında ise.... İcra Müdürlüğü’nün 2013/452E (Kapatılan Kuyucak İcra Müdürlüğü’nün 2010/528E) sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece senet altındaki imzanın asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısına ait olduğu, açığa imzanın geçerli olduğu, ceza davasında verilecek kararın tespit edilen uyuşmazlığı gidermeye etkili olmayacağı, bu nedenle bekletici mesele yapılmadığı gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiş ise de; asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı tarafından asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... aleyhine yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan, ...C.Başsavcılığı’nın 2012/5418 sayılı soruşturma dosyasında .... Laboratuvarı’ndan alınan 27.11.2013 tarihli ... Raporu ile; “...farklı bir amaç için düzenlenmiş olan bir belgede ... adına atılı bulunan imzanın bulunduğu bölümün, muhtemelen belgenin diğer bölümlerindeki ibareleri de yok etmek amacıyla isteğe uygun şekilde mevcut ebatta kesilip, söz konusu imzadan faydalanılmak suretiyle tanzim yazıları yazılarak mevcut hale getirilmiş olabileceği hususu muhtemel görülmüştür” kanaatinin rapor edildiği, söz konusu rapor gerekçe gösterilerek asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... hakkında 14.01.2014 tarihli iddianame ile özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı ve ...2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/13E-2014/163K sayılı dosyası ile asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı hakkında; yukarıda sözü edilen ekspertiz raporu ve mahkemece yapılan gözlem gerekçe gösterilerek özel belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün ceza dosyasında sanık sıfatı bulunan, asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı tarafından temyiz edildiği ve dosyanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, Borçlar Kanununun 53.maddesi (6098 sayılı BK.nun 74.maddesi) uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar. Bu nedenle açılmış bir ceza davası var ise ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir. Hal böyle olunca, yukarıda sözü edilen ceza davasının sonucunun eldeki asıl dava ve birleşen davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile Mahkemece, ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/13E-2014/163K sayılı ceza dosyasının sonucu beklenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, ceza davası sonucu ve kesinleşmesi beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.