MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Yalova noterliğinin 06.05.1977 tarih ve 06345 yevmiyeli temliknamesi ile davalının maliki olduğu taşınmazın belediye tarafından ödenecek olan istimlak bedelini aldığı borca karşılık kendisine temlik ettiğini, istimlak bedelinin 04.01.2013 tarihinde davalıya ödenmesine rağmen davalının bu parayı vermediğini ileri sürerek 5.400,00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, temlikte bulunmadığını, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği belgenin kendisi tarafından düzenlenmediğini, belgede imzasının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile 5.400,00 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiş, davacı ise alacağın dayanağı olarak ibraz edilen temlikname de imzasının olmadığı, kendisi tarafından düzenlenmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafı bağlayıcı nitelikte imzası bulunan bir yazılı sözleşme ve bu nitelikte bir delil sunulamadığı gibi, aradan geçen 37 yıl dikkate alındığında, her ne kadar kamulaştırma bedeli davadan 8 ay kadar önce davalı tarafa ödendiğinden, buna göre zamanaşımı söz konusu olmamakla beraber, alacağın temlikinin yazılı bir sözleşme ile ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yalova Noterliğinin 06.05.1977 tarih ve 06345 yevmiyeli temliknamesinde " ....mezkür gayrimenkul üzerinde Yalova belediyesi lehine istimlak edilen kısım için belediyece ödenmesi gerekli istimlak bedelinden hisseme isabet edecek olan kısmını Rabit Doğan'a olan 5.000 TL borcum karşılığında gayrikabili rücu kaydı ile devir ve temlik eylediğimi ...." şeklinde beyan yer almaktadır. Her ne kadar davalı bu temliknamede imzası olmadığını ve kendisi tarafından düzenlenmediğini iddia etmekte ise de; söz konusu temlikname noterden düzenlenmiş olup noter evrakında temlikname altındaki imzaların taraflara ait olduğu işbu suretinde dairede saklı aslına uygun olduğu noter evrakında yazılıdır. Temliknamenin aslı ilgili noterden mahkemece müzekkereyle istenmiş olup cevabı yazıda "arşiv kayıtlarında yapılan incelemede 1977 yılına ait ciltbentler sel baskınına uğradığından zarar gördüğü" gerekçesiyle belgenin aslı gönderilmemiştir. Noterlik yevmiye defterinde 06.05.1977 tarihli 06345 sayılı temlikname kaydı olduğunu bildirmiş, defter kaydının onaylı bir örneği de dosyaya gönderilmiştir. Bu durumda davacı alacağın varlığını resmi belge ile ispat etmiştir. Hal böyle olunca, noterden düzenlenen evraklar resmi belge niteliğinde olup sahteliği ileri sürülemeyeceğinden mevcut delil gereğince davanın kabulü gerekirken ispat yükünün ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy